Hoşgeldin, Ziyaretçi! [ Giriş Yap

İlan Ekle

Birşey olmadı sadece kızlığımı bozdun, devam et!

Bakire, Bayan, Enişte, Evli, Kızlık bozma, Öğrenci 2 Nisan 2015

23 yaşında, 1.75 boyunda, iri memeli, uzun bacaklı, dar kalçalı, esmer, görenlerin tay gibi dedikleri bir kızım. Aynı zamanda öğrenci, arkadaşım olan Mualla ile istanbul, anılarımız çoktur. Birlikte kaldığımız evin kirasını, Samsunda yaşayan eniştesi ödüyordu. Evin diğer masraflarını da Mualla ile ortaklaşa ödüyorduk. Mualla eniştesini anlata anlata bitiremezdi. Eniştesi Samsunda memurmuş, kendisinin okuma imkanı olmadığı için, Muallanın okuması için, ev kirasını karşılamaya söz verdiğinden, okulumuzun hemen yanındaki bu kaldığımız evi tutmuş ve 4 yıldır da kirayı eksiksiz ödüyordu. Benim de ailemin gelir düzeyi iyi olmadığından Mualla beni evine kabul etmişti.

İlk iki yıl ailemin tüm imkanlarını son kuruşuna kadar kullanmıştım ve son iki sene artık bana harçlık dahi gönderemiyorlardı. Bazı erkek arkadaşlarımın ısrarı ile ‘Badanacılık’ yaparak okumaya çalıştım. Badanacılık deyince, Partneriniz ile çırılçıplak soyunursunuz, erkeğin sikini yalarsınız, sakso çekersiniz, amınıza sokturmadan siki amınıza dayar ve sikişiyormuş gibi hareketler yaparak erkeğinizi boşaltarak iyi para kazanırsınız. Ben de zengin piçlerine ve ileri yaşlardaki paralı erkeklere Badana yapıyordum. Birkaç kez de Muallaya müşteri bulmuştum, ama o bu birkaç seferden sonra bu işi devam ettirmedi. Herzaman paralı erkek bulamadığımız için bazı günler yiyecek kuru ekmeği dahi bulamayarak aç acına okulumuzu bitirdik.

Okulumuz bitince, Mualla benden önce işe girdi ve aynı evde kalmaya devam etti, beni de iş bulana kadar kalmamda ikna etti. İlk maaşından eniştesine hediyeler alarak sürpriz yapmak için Samsuna gideceğini söyledi. Ben de eniştesini merak ettiğimden dolayı onunla gidip eniştesine teşekkür etmek istediğimi, ancak hediyemin olmadığını söyledim. Mualla ile birlikte otobüse atladık Samsuna gittik. Ben üzerime her zamanki gibi minili sexy elbise giymiştim, herkesin bakışı üzerimdeydi. Samsuna varıp eniştesinin evine gittiğimizde evde kimse yoktu. Mualla eniştesine telefon açmak zorunda kaldı. Eniştesi de mesaide olduğunu, hanımı ve çocukları Orduya gönderdiğini, izin alıp geleceğini, bir yerde takılmamızı söyledi. Biz de evin yakınlarında bir Cafeye oturduk beklemeye başladık.

Yarım saat kadar sonra 30 yaşlarında birisi geldi, etrafa bakınırken, Mualla, “Enişte burdayız!” diye seslendi. Tanıştık. Eniştesi kumral ve çok yakışıklı birisiydi. Evde kimse olmadığından, bizi güzel bir restorana yemeğe götürdü. Yemekte geç vakitlere kadar, ordan burdan, işten, ailemden falan konuştuk. Evlerine giderken marketin önünden geçiyorduk, eniştesi, “Evde birşey yok, dolap tam takır, kahvaltılık, yemeklik birşeyler ve canınızın çektiği ne varsa, ne ihtiyacınız varsa alın!” dedi ve birlikte markete girdik. Eniştesi sigara alırken biz de Mualla ile yemeklik ve kahvaltılık malzemeleri aldık. Mualla sepete bir de Ped atınca güldüm, “Bu ne kız?” dedim. “Ne yapayım, aybaşım var anam!” dedi. Neyse eve gittik, aldıklarımız buzdolabına yerleştirdik, salonda oturuyoruz. Mualla eniştesine aldığı hediyelerini verdi. Bir kazağı da, “Enişte arkadaşım sana teşekkür için örmüş!” diyerek benim adıma verdi. Eniştesi de, “Ne gerek vardı!” diyerek ikimizi de yanaklarımızdan öptü…

Sonra, “Yorgunsunuzdur, ben yatacak yerinizi ayarlayım.” diyerek çocuk odasındaki iki yatağı bize hazırlamaya gitti. Eniştesi gidince ben Muallaya, “Enişten harbiden çok yakışıklı kız, çok etkilendim!” dedim. Mualla da, “Aklından bir şey geçmesin!” dedi. Eniştesi yataklarımızı hazırlayıp geldiğinde Bilgisayarı açıp açamayacağımızı sorduk. Eniştesi de, “Uykunuz yoksa evinizdeymiş gibi davranın!” dedi. Biz de henüz uykumuzun gelmediğini söyleyince, “O zaman hanginiz kahve yapar?” dedi ve mutfağa yöneldi. “Ben yaparım!” dedim ve peşinden gittim. Bana mutfakta kahvenin, cezvenin ve fincanların yerini gösterip salona döndü. Kahveleri yapıp yanlarına gittiğimde ikisi sohbet ediyorlardı. Eniştesinin kahvesini verirken eğilince dekoltemden memelerime baktığını görünce hoş olmuştum. Muallanın yanına oturup, mini eteğimi hafif açarak eniştesine frikik vermeye başladım. Eniştesi bacakaramdan gözünü alamıyordu. Ben de tebessüm ederek eteğimi daha da açıp bacağımı iyice araladım ve iki aydır traş etmediğim kıllı amımı sergilemeye başladım…

Eniştesi heyecandan renkten renge giriyor ve elindeki kahce fincanı titriyordu. Mualla durumu çaktı ve beni dürterek, “Kız adam gibi otur!” diye fısıldadı. Bacağımı tekrar kapatıp, yatana kadar bir süre daha sohbet ettik. Eniştesi, “Ben sabah erkenden işe gidecem, siz artık kafanıza göre takılın, ev sizin, hadi iyi geceler!” deyip odasına geçti. Biz de odamıza gidince, Mualla, “Kız ne yapıyorsun? Eniştemi baştan mı çıkaracaksın? O kadar iyiliği oldu adamın bize!” dedi. Ben de, “Enişten 4 yıl kiramızı ödedi, bir kazak hediye etmekle olur mu bunun teşekkürü, bari adama bir kez Badana yapsaydık! Bir yerimiz aşınmaz ya, hem başkalarına yapıyoruz da eniştene neden yapmayalım?” dedim. Mualla da, Saçmalama yaa, o benim eniştem, ablamla evli, olmaz! Hem ben istesem de yapamam, aybaşım var!” dedi. “Ozaman senin yerine de ben teşekkür edeyim eniştene! Hatta istese seve seve kızlığımı da veririm, çok yakışıklı yaa, içim gidiyor valla!” dedim…

Mualla sinirlendi, “Üfff, bana ne yaa, am senin istediğine ver oruspu, zaten fakültede seni sikmeyen kalmamış!” dedi. “Kız ben daha bakireyim!” dedim inanmadı. “Yoksa Badanada sen deldirdin mi?” dedim. “Yok!” dedi. “Ben de deldirmedimvalla!” dedim. “Bana ne kızım yaa, ne halin varsa gör, ben yatıyorum!” diyerek girdi yatağa yattı. O sırada eniştesinin banyoya girdiğini kapı sesinden anladım. Muallaya, “Ben de bir WC’ye gidip, yatacağım!” dedim odadan çıktım. Banyonun yanından geçerken içeri girmek istedim ama karar veremeden WC’ye girdim. Banyo ve WC yanyana. Oturdum çişimi yapıyorum, banyodan şak şak şak sesler gelmeye başladı. Eniştesi banyoda resmen 31 çekiyordu. Çişimi bitirdikten sonra odaya giderken merakımdan banyo kapısının anahtar deliğinden baktım, eniştesi kirli sepetine attığımız (benim ve Muallanın) külotlarımızı almış, koklayarak 31 çekiyordu. Bunu da görünce eniştesini daha çok arzulamaya başladım. Ama önce eniştesinin banyoyu boşaltmasını beklemem lazımdı, çünkü yoldan gelmiştik ve banyo yapmam gerekiyordu. Odamıza geçtim. “Mualla kız?” dedim, ses çıkarmadı, uyuyordu…

Soyundum, pijamalarımı giydim ve beklemeye başladım. Eniştesinin işi bitip odasına geçtikten sonra banyoya ben girdim. Bir güzel duşumu aldım, amımı mis gibi şampuanladım ve amımın üst tüylerine eniştesinin Permatiği ile model yaptım, Muallaya bakmak için odaya geçtim, Muallanın götünde pireler uçuşuyordu. Parfümümü de sürüp eniştesinin yanına gitmeye karar verdim. Yatak odasına girdiğimde eniştesinin üzeri açıktı ve sadece Boxeri ile yatıyordu, iri yarağı da kazık gibiydi, demek ki 31 çekmek pek faydalı olmamıştı. Tam yanına yatacağım sırada uyandı, ama beni görünce sesi çıkmadı. Elimle iteledim, yana çekildi, yanına uzandım. Mal mal bana bakıyordu. Elimi attım sikini elledim, tepki vermeyince, “İstemiyormusun? Bu gece seninim, istediğin gibi kullan, 31 çekeceğine beni siksene!” dedim. “Gerçek mi?” dedi. “Evet!” dedim, eğilip sikini elimle tutarak yalamaya başladım. İyi sakso çekerim, gırtlağıma kadar o iri yarrağı yalamaya başladığımda, tepki vermeden kıvranıyordu…

Yanından kalkıp yataktan inerken çok şaşırmıştı, “Bu kadar mı?” dedi. “Sen karşılık verene kadar emeceğim, ama önce şu üzerimi çıkarayım!” dedim. Zaten içimde iç çamaşırım yoktu, pijamamı yukarı kaldırıp çıkartıken birden elini memelerimde hisettim. Pijamamın üstünü çıkarıp yere attıktan sonra beni itekleyip yatağa yatırdı ve bir çırpıda pijamamın altını çıkardı. Eliyle külodumu aradı ama bulamadı, “Haaa, kıllı am öyle mi?” dedi ve amımın kıllarını elleyerek orta parmağını kıllarımın arasından amıma soktu. “Böyle gezmekten hoşlanıyorum, külot giymeyi de pek sevmem, zaten amımın kılları külot vazifesi görüyor!” dedim. “İyi iş valla!” diyerek memelerime yumuldu. “Hmmm, ayvalar da ellenmemiş ve çok sert!” dedi. Memelerimi ilk kez birisi ağzı dolana kadar emiyordu. O memelerimi emerken ben de elimle sikini sıvazlamaya devam ediyordum. 10 dakika kadar memelerimi emmeye devam edince sarsıla sarsıla boşaldım…

Memelerimi bırakıp amıma indi ve “İlk kez kıllı am yalıyorum!” diyerek amımı yalamaya devam etti. Eliyle amımın kıllarını ve dudaklarını ayırıp, içine dilini sokarak emiyor, akan am sularımı yalayıp yutuyordu. Sonra birden yukarı kayarak üzerime geldi ve yarağını amımın dudakları arasına sürtmeye (Badana yapmay) başladı. Yarağının başı arada bir amımın deliğini zorluyor, ucu hafiften giriyordu. Hiç beklemediğim bir anda tam gücüyle yarrağının tamamını amımın derinliklerine sokmasıyla, canımın yanması ve çığlık atmam bir oldu. Korkmuştu, “Ne oldu?” dedi. “Birşey olmadı, sadece kızlığımı bozdun, devam et!” dedim. Durdu, “Ne kızlığı?” dedi. “Bakireydim, devam et hadi!” dedim. “Yok yaa?” diyerek ışığı açtı ve amıma bakmaya başladı. Amımın kıllarından süzülen kanları görünce, “Vaay be, harbiden kızmışsın!” diyerek abanarak yarrağının tamamı amımın içine basarak kökledi ve “Peki o usta sakson neydi?” dedi. “Amaan boşver ve devam et!” dedim ve kalçasından tutup kendime çekerek, “Dibine kadar sok!” dedim. Kalçasını okşayarak, “Hadi erkeğim, iyi bas!” diye diye tamamen azdırdım. Artık sert ve hoyratça sikiyordu amımı, ben de ardı ardına boşalıyordum…

Ben defalarca boşaldığım halde onun siki halen kazık gibiydi. “Onu indirmenin yolunu biliyorum, sen şimdi alta geç, ben üste çıkayım!” dedim. Üzerine çıkmamla Muallayı kapıda bizi izlerken gördüm, amını elliyordu. Muhtemelen deminki çığlığıma uyanıp gelmişti. Eniştesinin yarağını ve amımın kanlarını Muallaya gösterircesine elimle iyice sildim. Sonra eğilip tekrar gırtlağıma kadar o kocaman yarrağı emdikten sonra yarrağın üzerine gelip amımı elimle sabitlediğim gibi yarrağın üzerine oturarak kıvırta kıvırta sokturmaya başladım. Eniştesi bana, “Kıllı am çok canımı yakıyor, seni kılsız da sikmek isterim, harikasın!” diye inliyordu. Ben de Muallaya elimle harika işareti yaparak yarrağın tamamını amımın derinliklerine indiriyordum. Ben, “Hadi erkeğim kökle, içime akıt döllerini!” diyerek ve inleyeyerek, ahh ohhh çekerek sikilmeme devam ederken, o da, “Sessiz ol, yeğenim duymasın, rezil olurum, yuvam dağılır!” deyip alttan köklemeye devam ediyordu…

Ben inleye inleye orgazma ulaşarak yeniden boşalmıştım ve depara kalkmış atın Jokeyi gibi yarrağının üzerinde inip çıkarken, eniştesi birden belime sıkıca sarılıp, “Dur kımıldama, gelmek üzereyim!” dedi. “Boşalıyorsan içime boşal!” dedim ve oturup kalkmaya devam etmek istedim, “Olmaz, kımıldama!” dedi ve kasılmaya başladı, eliyle beni itekleyerek üzerinden indirdi. Ben de hemen sikine sarılıp emmemle birlikte ağzıma boşalması bir oldu. Böğürerek boşalıyordu resmen. Son damlasına kadar emdim döllerini. Yan yana biraz yattık. Beni öpüp, amımın kıllarını bir süre okşadıktan sonra, “Şimdi git, ben de kanlı çarşafı makineye atayım da yıkansın!” dedi…

Odamıza geçtiğimde Mualla ayakta beni bekliyordu. Bana iki tokat atarak, “Sen ne yaptığını sanıyorsun oruspu! Ablamın yuvasını mı yıkacaksın? Hemen toparlanıp siktir ol git!” dedi. Ben de öyle bir niyetimin olmadığını, kimseye birşey söylemeyeceğime dair yemin ettim ve bir gece daha kalmak için müsade istedim. Mualla önce ık mık dediyse de kabul etti. Ertesi gün banyoya girdim amımın kıllarını tamamen kestim ve kaymak gibi yaptım. Amımın kılsız hali de çok hoşuma gitti. O akşam Mualladan yalvar yakar eniştesi ile son kez sikişmek için izin aldım ve o gece eniştesi ile sabaha kadar sikiştim. Sabah odamıza gittiğimde Mualla elinde valizimle beni bekliyordu. Valizimi elime verdikten sonra, “Artık burayı da, İstanbuldaki evi de unut, kendine kalacak başka bir yer bul orospu! Enişteme de kendi isteğinle gittiğini söyle!” dedi…

Üzerimi giyindim ve eniştesine, İstanbulda işimin olduğu için bugün gitmem gerektiğini söyledim. Eniştesi de, “Hep birlikte kahvaltı yapalım da öyle gidersin, ben seni terminale bırakırım!” dedi. Kahvaltıda Muallanın suratı beş karıştı, eniştesi de neyi olduğunu sordu. Mualla bana ters ters bakarak, “Yok birşey!” dedi. Eniştesi üsteleyince ben artık dayanamadım ve “Evvelki akşam biz sikişirken Mualla bizi izledi! Aybaşısı olmasaydı o da bize katılacaktı!” dedim. İkisi de ellerindeki çatalı bıçağı düşürüp, “Neee???” dediler. İkisinin de suratı kıpkırmızı oldu ve dut yemiş bülbül gibi ağızlarından tek kelime çıkmadı. Birkaç dakikalık sessizlikten sonra eniştesinin yarağını ellemeye başladım. Ama koca yarrağı bir kez daha yiyemeden ve Muallayı eniştesinin altına sokamadan kendimi kapıda buldum! Ne yapayım, canım sağolsun, iki gün iyi yarrak yedim, o bana yeter!

Şimdi bir haftadır İstanbuldayım ve geçici olarak başka bir arkadaşın evinde kalıyorum. Mualla telefonuma cevap vermiyor, ben de hergün evine bakmaya gidiyorum geldi mi diye, ama halen Samsunda eniştesinde kalıyor. Umarım Mualla da eniştesinin o kocaman yarrağını yemiştir de, geldiğinde beni affeder!

Nergis..

Asıl zevk şimdi başlıyor güzelim!

Anal, Baldız, Bayan, Fantazi, Öğrenci, Zorla 2 Nisan 2015

18 yaşında, 1.70 boyunda, 55 kilo, bir kızım. O kadar iri göğüslü ve iri kalçalı, değilim, ama her erkeğin ilgisini çeken tenim ve uzun bacaklı, bir kızım. Ailemden gelen bir güzelliğim var. Beyaz tenliyim, açık kahverengi saçlarım, deniz mavisi gözlerim var. Kendime bakan ve sürekli güzel, gözükmeye çalışan bir yapıya sahibim. Bu da tabi benim okulun en popüler kızları arasında yer almamı sağlıyor. Arkadaşlarım arasında sürekli iltifat alan biriyim.

Bir gece saat 04:00 civarlarıydı, kapının zilinin çalmasıyla uyandım. Kapının dürbününden baktığımda, ablam kafasını kaldırmaya mecali olmadan, yanında bir erkekle duruyordu. Hemen kapıyı açtım, ablamın hali berbattı. Çocuğun, “Ablanız içkiyi biraz fazla kaçırdı, ben de eve getireyim dedim!” sözleriyle kendime geldim. Çocuk, uzun boylu, biraz yapılı, esmer, kirli sakallı, yakışıklı biriydi. Ablamı tuttum ve yatağına götürmek için çocuktan yardım istedim. Ablamı götürüp yatağına yatırmıştık ki, annemin çığlığıyla irkildik. Annem, “Bu kızdan bıktım usandım artık, bu böyle olmaz ki, kendine gelmesi lazım bunun!” diye bağırırken, çocukla birbirimizin gözlerine bakıyorduk. Ben annemi sakinleştirip odasına yolladım ve ablamı getiren çocuğa teşekkür edip, annem adına özür diledim. Ablamın bu hali ilk değildi ve annemin bu şekilde tepki göstermesi normaldi. Ama çocuk bunu bilmiyordu.

Ona durumu anlattım ve kendisini tanımak istediğimi söyledim. Adının Faruk olduğunu, ablamla 3 gün önce çıkmaya başladıklarını, ablamı fazla tanımadığı için içmesine müdahale etmediğini ve bunun birdaha olmayacağını söyledi. Fazla konuşmadık, vakit geç olduğu için Faruk gitti. Faruğu tanıdığıma hem seviniyor, hemde kıskançlıktan ölüyordum. Böyle yakışıklı bir çocuğun ablamın sevgilisi olması hem çok güzel, hemde çok kötüydü. Gecenin kalan saatlerinde uyuyamamıştım. Hep Faruğu düşünüyor ve onun beni becerdiğini hayal ediyordum. Nede olsa bakire değildim, kızlığımı bundan 2 yıl önce kaymetmiştim. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kalktım, duş aldım ve kendime geldim. Yeni bir gün başlıyordu. İlla ki Faruğu unuturum düşüncesiyle hazırlandım ve okula gittim. Ama okulda da durum değişmemişti, sadece Faruğu düşünüyordum.

Günler günleri kovaladı, değişen hiçbir şey yoktu, aklımda varsa yoksa Faruk. Ablamın Farukla ilişkisi de halen devam ediyordu. Bir gün okuldan eve geldiğimde, ayakkabılarımı çıkartırken, ablamın inleme sesini duyar gibi oldum. Saate baktım, ablamın bu saatte evde olması pek rastlanılan birşey değildi. Dikkatimi verince seslerin ablamın odasından geldiğini duydum. Sessizce ablamın odasına doğru gittim. Kapıyı bile kapatmamışlardı ve gördüğüm manzara inanılmazdı. İkisi de çırılçıplak, ablam Faruk’un üzerindeydi ve sikişiyorlardı. Kapının ağzında donakalmıştım. Sikişmelerini biraz izlemeye karar verdim. İzlerken, ister istemez elim eteğimin altına gitmiş, amımı okşuyordum. Faruk hızlanmaya başlayınca boşalmaya yaklaştığını anladım. Tam oradan uzaklaşmaya yeltenmiştim ki, Faruk beni gördü. Elim amımda yakalanmıştım! Bana biraz baktıktan sonra, hiçbir şey olmamış gibi ablamı sikmeye devam etti. Hemen kapının ağzından uzaklaşıp odama geçtim. Yatağımda uzanıp, biraz müzik falan dinledim.

Bir süre sonra ablamların odadan çıktıklarını duydum. Vedalaştılar ve Faruk gitti. Faruk gidince ben de odamdan çıktım. Ablam beni görünce, “Aa, sen buradamıydın? Nezaman geldin?” falan dedi. Ben de yeni geldiğimi söyledim, daha fazla konuşmadık bu konu hakkında, günümüze devam ettik. Ama gördüklerim kıskançlığımı tavan yaptırmıştı. Ablamdan nefret eder hale gelmiştim resmen. Bazen (Kendine gel Deniz, sen kim oluyorsun ki?) diyordum. Ama sonra Faruğun yakışıklı yüzü aklıma gelince, ablama olan nefretimden vazgeçemiyordum. Faruk sürekli bizim eve gelmeye başlamıştı. Büyük ihtimalle ben okuldayken sikişiyorlar ve benim gelmeme yakın giyinip, evde normal vakit geçiriyorlardı. Artık ablamın hareketleri bana batar olmuştu. Aralarındaki telefon konuşmalarına kulak kabartıyordum ve anladığım kadarıyla, Faruk ablamı hemen hemen her gün sikiyordu. Acaba ilişkileri sadece seks üzerine mi kurulu diye düşünmeye başladım. Eğer durum buysa, benim açımdan da harika olabilirdi, ben de Farukla sikişebilirdim. Bunu öğrenmek için Faruk’u test etmeye karar verdim.

Bir gün yine Faruk ablamla birlikte evdeyken, banyoya girdim ve duş alıp, bornozumla çıktım. Bornozumun kuşağını bağlamamıştım, göğüslerim ve amım meydandaydı. Faruk ablama çaktırmadan salondan bana bakıyordu, ama ben görmezden geldim. Ben odama giderken, Faruk da ablama WC’ye gideceğini söyleyip kalktı. WC ile benim odamın kapısı karşılıklı idi, bu yüzden odamın kapısını özellikle açık bıraktım. Faruk WC’ye girdi, ama WC’nin kapısını kapamadı, orda dikilmiş bana bakıyordu. Ben onu görmüyor numarasını yaparak bornozumu çıkardım ve domalıp çekmecemden tangamı aldım. Tangayı giydikten sonra arkamı döndüğümde Faruk yoktu, tekrar salona, ablamın yanına gitmişti. Hayal kırıklığına uğramıştım, sinirlerim bozulmuş ve sadece tangamla yatağıma oturmuş ağlıyordum. 15-20 dakika sonra Faruk birden odama daldı. Gülerek, “Merak etme, seni de sikeceğim!” deyip yanıma geldi. Ben şok olmuştum ve sanki istemiyormuşum gibi, “Ne diyorsun be? Kendine gel, saçmalama!” dedim. Birden elimi tutup beni kaldırdı ve iki kolumu arkamda çapraz yapıp birleştirdi, bornozumun kuşağıyla ellerimi arkamdan bağladı. Herşey saniyeler içinde olmuştu.

“Seni ilk gördüğümden beri sikmek istiyordum, işte o an geldi!” dedi ve beni Patates çuvalı gibi yatağa fırlattı. Popoma sertçe bir şaplak atınca, ben çığlığı bastım. “İstediğin kadar bağır güzelim! Seni kim duyar? Ablanı uyku hapıyla uyuttum! Annenin bugün eve gelmeyeceğini de biliyorum! Hiç kendini yorma, seni çatır çatır sikeceğim!” dedi ve popoma sertçe bir tokat daha attı. Popom resmen yanıyordu. Tamam, Farukla sikişmek istiyordum, hemde çok, ama bu benim hayal ettiğim sikiş değildi. Elimde olmadan ağlamaya başladım. Ama onun umurunda değildi, “İstediğin kadar ağla yavrum! Ağlasan da, zırlasan da, bu yarağı yiyeceksin!” dedi. Tişörtünü çıkartırken, ellerim bağlı olmasına rağmen yataktan kalkıp kaçmaya başladım. Ama bu şekilde nereye gidebilirdim ki? Arkamdan koşup beni yakaladı ve suratıma sertçe bir tokat attı. Dudağımın patladığını hissettim. Beni tuttuğu gibi tekrar yatağa fırlattı. “Demek kaçarsın ha?” diyerek, pantolonunun kemerini çıkarıp, kemerle de ayaklarımı bağladı. Yatakta kurbanlık koyun gibi yatıyordum.

Beni yatağın kenarına çekti. Şimdi vücudumun üst kısmı yatakta, dizlerim yerdeydi. Tangamı yırtarak çıkardı ve “Al bakalım orospu!” demesiyle amımda koca sikini hissetmem bir oldu. Sikinin hepsini bir anda amıma köklemişti. Avazım çıktığı kadar bağırdım, ama Faruk hiç istifini bozmadan hızlı hızlı amımda gidip gelmeye başlamıştı. Kendi kendime (Çaren yok kızım, Faruk boşalıp rahatlayana kadar, en azından bir parça zevk almaya bak!) dedim. Her köklediğinde, siki resmen amımı dolduruyordu. Öyle ki, ben bir süre sonra orgazm olacağımı hissettim. Ama onun bunu bilmesini istemiyordum. Fakat sanki beynimi okuyordu, yine götüme şaplak atıp, “Sen de zevk alıyorsun, bunu biliyorum, saklama boşuna!” dedi. Artık dayanamadım ve “Evet, zevk alıyorum! Sik beni! Parçala amımı götümü!” diye bağırmaya başladım. İstemsizce çıkıyordu bu kelimeler ağzımdan, ne dediğimin farkında bile değildim. Ve çok geçmeden çığlık çığlığa orgazm olup boşaldım.

Faruk bu vaziyete fazla dayanamadı ve sikini amımdan çıkartıp, saçlarımdan tutarak sikini ağzıma soktuğu gibi boşalmaya başladı. İlk defa seks yapmıyordum, ama ilk defa ağzımda sperm hissediyordum. Tadını beğenmemiştim ve siki ağzımda olduğu için spermleri tüküremiyordum da. Faruk bütün spermlerini ağzıma boşaltmış ve zorla yutturmuştu. Ama boşaldığı için seviniyordum, sonunda bitmişti. Artık ellerimi çözmesini bekliyordum, ama nerdee! Götümün deliğinde parmağını hissetmemle, başıma gelecekleri anladım. Anal hiç yapmamıştım ve yapmak istemiyordum. Bir keresinde, Faruğun sikinin yarısı kadar siki olan biriyle denemiştim, ama ona bile götümü vermemiştim. Çok acıyordu ve tatlı canlılığım buna engel oluyordu. Ama bu durumda Faruğa hiçbir şekilde karşı koyamazdım, sadece yalvararak yapmamasını söyledim. Ama onun, “Asıl zevk şimdi başlıyor güzelim!” demesiyle sikinin başını göt deliğimde hissetmem bir oldu. Korkudan kendimi kastığım için, bir türlü sikini götüme sokamıyordu. Biraz uğraşıp sokamayınca deliye döndü ve o sinirle tekrar amıma kökledi. Yine seri bir şekilde amımda gidip gelmeye başladı…

Ben amımdan sikilmenin verdiği zevkle uçuyorken, hiç beklemedğim bir anda sikini amımdan çıkartıp götüme soktuğunda neye uğradığımı şaşırdım. Acıdan dolayı beynimde şimşekler çakmıştı. Sonunda ben yenik düşmüştüm yine. Siki büzüğümü yırta yırta köküne kadar götüme girmiş ve zevki ona, acısı bana kalmıştı. Bu acıya daha fazla dayanamayıp bayılmışım. Ayıldığımda, ellerim ayaklarım serbest bir şekilde, yatağımda tekbaşıma çırılçıplak yatıyordum. Saate baktım, gece 03:00 idi. Götüm halen müthiş acıyordu, elimi arkama atıp yokladım, elime bir parça kanla karışık sperm geldi. Bayılmama aldırış etmeden götümü hoyratça sikip gitmişti. Ona kızamıyordum bile, bunu ben haketmiştim!

Deniz..

İlk kez canlı yarak görüyordum!

Anal, Bakire, Bayan, Evli, Fantazi, Öğrenci, Olgun 2 Nisan 2015

1.70 boy, esmer güzeli, kendince güzel, sayılacak, etrafımdakilerin söylediklerine göre manken, gibi bir kızım. Ailem köy kökenli tutucu bir aile olduğu için, buralardaki kızlara göre daha kısıtlı gezer, giyinirdim. Babam sitenin kalorifer işi gibi teknik işleriyle ilgilenir, annem ise ev işlerine gider. Ablam 23 yaşında, ve evli. Bir de bu sene Üniversiteli, oldup okumaya giden erkek kardeşim var. Burdaki seks hikayeleri, ile ilgilenmem, İstanbul’dan tatile gelen, çok iyi anlaştığım kız arkadaşım Ebrunun tavsiyesi ve ısrarıyla oldu.

Ben liseyi bitirince okumamıştım. Evde kalıp anneme ve babama yardım ediyordum. Yazın Ebru tatile gelir, Tekirdağda okullar açılıncaya kadar kalıp, daha sonra İstanbula dönerdi. Ebru, ailesinin durumu çok iyi olduğundan ve evin biricik kızı olduğundan çok rahat davranan biriydi. Sadece yazları görüşsek te, Ebru benim çok iyi anlaştığım tek arkadaşımdı. Bu yazın da yine geldi. Ebruyla olunca, ailem benim gezmeye ve denize gitmeme daha rahat izin verirdi. Deniz kenarında yaşamamıza rağmen pek denize girdiğim yoktu, sadece ablam bize geldiğinde ailece gidersek, yada Ebru ile babası babamdan izin aldığında gidiyordum.

Yine yazın sonuydu. Ebru, ailesinin geri döneceğini, ama kendisinin bir 10 gün daha (okullar açılıncaya kadar) kalacağını söyledi. Haftasonu bir akrabasının yazlığına Cumadan gidip Pazartesi döneceklerini, benim de gelmemi istedi. Ben de ailemin izin vermeyeceğini, sadece babasının babamdan izin alırsa gelebileceğimi söyledim. Ebru da babasından rica etti. Ebrunun babası (Mustafa abi) 45 yaşında, atletik, uzun boylu ve karizmatik biriydi. Babamla da araları iyi olduğundan, babama ısrarı sonucu bana izin aldı. Cuma sabahı, ben, Ebru, Mustafa abi ve eşi Gülçin teyze ile, kalacağımız akrabalarının yanına gittik. Gittiğimiz yazlık Ebrunun teyzenin yazlığıydı. Ebrunun teyzesi, eniştesi ve oğlu Kaan bizi sıcak bir şekilde karşıladılar ve yazlığa yerleştik.

Öğle yemeğimizi yedikten sonra denize gitmeye hazırlanırken İstanbuldan bir telefon geldi. Ebrunun anneannesi rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar. Bu haber üzerine tüm aile tatili kesip İstanbula dönecekken, Ebrunun annesi eşine, “Mustafa sen çocuklarla kal, biz eniştem ve ablamla gider gerekeni yaparız.” dedi. Diğerleri de onayladı. Dolayısıyla ben, Ebru, teyzesinin oğlu Kaan ve Ebrunun babası Mustafa abi kaldık. Onları yolcu ettikten sonra biz de zaten deniz hazırlığımızı yapmıştık, denize gittik…

Ebru, Kaan ve ben denize girerken, Mustafa abi deniz kenarında güneşleniyordu. Deniz içinde Ebru ile Kaan bir hayli birbiriyle şakalaşıp el kol harektleri yapıyorlardı. Bense biraz tutuk ve çekingendim, onların biraz uzağında yüzüyordum. Bir ara dikkatimi çeken ilginç birşey oldu, Kaan Ebrunun göğüs ve kalçalarını elliyor, Ebru ise Kaana babasının görebileceğini, rahat durmasını söylüyordu. Bir hayli geçmişti ki ben sıkılmış kenara çıkmıştım. Mustafa abinin yanına selam verip uzandım. Mustafa abi mayo ileydi ve önündeki kabartı çok belli oluyordu, biran oraya gözüm takılmıştı. Mustafa abi gülerek, “Hayırdır Banu durgunsun, neden yüzmüyorsun?” dedi. Ben sadece, “Şeyy… ben denize girmeyi pek sevmem, sizin hatrınız için geldim.” dedim. Mustafa abi, “Sağol, bizi kırmadığın için teşekkür ederim.” dedi…

Neler yaptığımı, nasıl zaman geçirdiğimi sormaya başlamıştı ki, konu döndü dolaştı, erkek arkadaşım olup almadığına geldi. Bugüne kadar sadece Lisede bir kez olduğunu, bir de bizim sitede çalışan birinin sürekli benle arkadaş olmak istediğini, ama babamdan korktuğum için bunu kabul etmediğimi anlattım. O sırada yanımıza Ebru ve Kaan geldi, büfeye gidip birşeyler alacaklarını söyleyip izin istediler. Babası da izin verdi, bize de dondurma ve su almalarını istedi. Onlar gittiler, biz halen oturuyor, sohbet ediyorduk. Akşam üzeri olmuştu sahilde çok kimse de kalmamıştı. Bir ara ben, “Mustafa abi ben de gidip Ebruya bakayım.” dedim. “Tabiki!” dedi…

Ben büfeye giderken elbise değişim kabinlerinin arkasında öpüşen kişileri fark ettim. Biraz daha yaklaşınca bunların Ebru ile Kaan olduğunu gördüm, adeta kendilerinden geçmişlerdi, birbirlerini yiyecekmiş gibi dudakları yapışmış, Kaan Ebrunun kalçalarını okşuyordu. Şok olmuştum. Gerçi Ebruyu erkeklerle bu şekilde ilk görüşüm değildi. Ebru çok rahat bir kızdı ve onun için böyle işler normaldi. Ama bu başkaydı, Kaan teyzesinin oğluydu. Bir süre onları izledim, onlar beni farketmemişti. Biraz daha yiyişip toparlandılar, yola çıkıp büfeye gideceklerken, ben arkalarından seslendim. Bana bir arkadaşlarını gördüklerini, biraz onunla sohbet ettiklerini, daha büfeye yeni gideceklerini söylediler. Ebru, istersem benim de büfeye gelebileceğimi söyledi. Ama ben babasının yanına döneceğimi söyleyip, geri döndüm. Onlara maydonoz olmak istemiyordum…

Ben tam babasının yanına vardığımda, babası yazlığa dönüp şirket ile bir işi olduğunu, onu internetten halledeceğini, istersem benim Ebruları bekleyip onlarla dönebileceğimi söyledi. Ben de yazlığa dönmek istediğimi, sıkıldığımı söyledim. “Tabi, gel!” dedi. Ebruyu da arayıp, bizim yazlığa döneceğimizi, kendilerinin de işleri bitince yazlığa gelmelerini söyledi…

Yazlığa gittik. Mustafa abi bilgisayarın başına geçti. Ben de banyoya girip bir duş almayı geçiriyordum aklımdam. Odama girip havlumu bırakıp, duştan sonra üzerime giyeceğim elbiselerimi hazırladıktan sonra üzerimdeki mayo ile banyonun yolunu tuttum. Mustafa abiyi bilgisayarın başında zannederek üzerimdeki mayonun askılarını indirip banyoya girdiğimde şok olmuştum. Mustafa abi çırılçıplak banyodaydı ve duşa girmek üzereydi. Plajda mayosuyla gördüğüm kabarık önü, bu defa herşeyiyle karşımdaydı. Ben şaşkınlıkla kocaman yarağına bakarken, o da elimle kapatmaya çalıştığım göğüslerime bakıyordu. Şaşkınlığım geçtikten sonra, “Şeyy, ben sizi bilgisayarın başında sanmıştım, özür dilerim…” derken, Mustafa abi yanıma yaklaştı ve çok güzel olduğumu, gelmemi istedi. Donup kalmıştım adeta. İlk kez böyle birşeyle karşı karşıyaydım. Daha önce çevremde sadece Ebruyu erkeklerle ve bir kez de ablamı eniştemle sevişirken gören ben, ilk kez canlı yarak görüyordum!

Ellerim halen göğüslerimdeydi. Mustafa abi istersem dokunabileceğimi söyledi. Ben ise halen kendime gelememiştim ve o şaşkınlıkla, “Şeyy, ilk ilk kez görüyorum…” dedim. Mustafa abi dudaklarıma yapıştı ve öpmeye başladı. Bugün gördüklerimin tesiriyle karşılık bile veremedim. Üstelik çok hoşuma gitmişti, ilk kez bir erkek tarafından öpülüyordum. Mustafa abi beni kendine çekti, rahat olmamı, beni çok güzel bulduğunu, beni istediğini söylerken, halen beni öpüyor, elleri ile göğüslerimi kalçalarımı sıkıyordu. Ben ise birşey yapamıyor, karşılık dahi vermiyordum, ama hoşuma gidiyordu. Beni iyice saran Mustafa abi üzerimdeki mayoyu aşağı çekerek beni çıplak bıraktı, elimden tutarak elimi yarağına götürdü. Yarağı büyük ve kalındı. Nedense o an aklıma seks hikayelerinde okuduğum kalın yaraklar geldi…

Yarağı elimdeydi, okşamamı istedi, ben ise sadece avuçladım. O ileri geri yapıp, kalçalarımı ve amımı okşuyor, göğüslerimi sıkıp, dudaklarımı öpüyor, beni iyice zevk sarhoşu yapıyordu. Okadar zevk almaya başladım ki, amımın sulandığını hissettim. Ben de karşılık vererek, elimdeki yarağını sıkıp, dudaklarına yapıştım. Acemice öpüşmem onun daha hoşuna gitmişti. Beni tekrar sarıp, boynumu yalıyor, göğüslerimi ısırıyordu. Beni omuzlarımdan aşağı ittirerek önünde diz çökmemi sağladı, “Yala!” dedi. Ben ise daha önnce hiç yapmadığımı, nasıl olduğunu bilmediğimi söyledim. Yarağını ağzıma götürmek istedi, ama ben ağzımı kaçırınca, beni ayağa kaldırdı, kendisi önümde diz çökerek amıma yumuldu. Amımı çok hızlı yalıyor, adeta beni çıldırtıyordu. Bu arada parmakları ile de götümün deliğini zorluyordu…

Ben artık iyice kendimden geçmiştim. Hayatımda ilk kez, üstelik babam yaşında biri ile sevişiyordum. Mustafa abi çok iyi sevişiyordu, fakat götüme soktuğu parmağı canımı acıtıyordu. Biran, “Ayyy!” diyerek irkildim. “Ne oldu, canın mı yandı aşkım?” diyerek kibarca sordu. “Mustafa abi ben ilk kez böyle birşey yaşıyorum, bence bu yaptığımız çok yanlış!” diye itiraz etmek istedim. Ama o, “Bana abi deme, aşkım de! Herşeyin bir ilki vardır, merak etme güzel olacak!” diyerek yine beni önünde diz çökertti. Yarağını ağzıma vermek istiyordu, ama ben alamıyordum, kalındı ağzıma girmiyordu. “Öp onu, yala!” dedi. Tam öperek yalamaya başlamıştım ki, saçlarımı çekti. Can acısıyla ağzımı açmam ve o kalın yarağın ağzıma girmesi bir oldu. Ağzım yırtılacak gibi, kusacak gibi oluyordum. Ama Mustafa abi çıkarmama izin vermiyor, başımdan tutarak adeta ağzımdan sikiyordu beni. Ben bu arada birkez daha ıslanmıştım. Mustafa abi de fazla dayanamayıp ağzıma boşalmaya başladı. Çok kötü bir tadı vardı, hemde çok geliyordu. Boğulacak gibi oldum. Zorla çıkarmıştım ki ağzımdan, çıkarmamla lavaboya kusmaya başlamam bir oldu…

Ben lavobaya dönmüş kusarken, Mustafa abi arkadan kalçalarımı ve amımı yalıyor, parmağını amıma sokuyordu. Ben halen kendime gelememiştim, fakat o anda tek düşündüğüm şey kızlığımdı. Ona bakire olduğumu, kızlığıma zarar vermemesini istedim. Mustafa abi de bunun üzerine amımı parmaklamayı bırakıp, parmağını götüme sokmaya başladı. Canım acıyordu, ama Mustafa abi çok iyi biliyordu işini, bana zevk te veriyordu. Ben önünde domalmış durur halde lavaboda ağzımı yıkarken, o ise parmağını götümde ileri geri yaparak sırtımı yalıyordu. İyice çıldırmıştım ve kendimi daha da ona teslim etmiştim. O da bunu anlayınca yarağını götüme sokmaya çalıştı. Yarağını götümün deliğinde iyice hissettim, fakat kalındı ve girmiyordu. Aslında korkuyordum da, istiyordum da…

Bana, “Böyle kal!” diyerek, banyo dolabından losyon aldı, bolca yarağına ve götüme sürdü. Ben olacakları beklerken yine yarağını götüme zorladı. Yine girmiyordu. “Kendini rahat bırak, sıkma!” diyerek, lavobayo doğru dahada domalmamı istedi. Dediklerini yaptım, yeniden zorladı. Birden içimde tarif edilemeyecek acı hissetim, beynimde şimşekler çakıyordu. “Çıkarrr!” diye bağırıyordum, fakat kaçamıyordum çünkü kafam lavabonun altındaki duvara dayanmış, Mustafa abi de beni sıkıca kavramıştı. O kocaman yarak götümde yavaş yavaş ilerlerken, ben ise artık acıya dayanamıyordum ve ağlıyordum. Elim ayağım kesilmişti. O ise hala götüme sokmaya devam edip, “Geçti aşkım, girdi, az kaldı!” diyordu. Kasıklarını kalçalarımda hissetiğimde acıdan kendimden geçmiş ve bayılmışım…

Ayılıp kendime geldiğimde yatak odasındaydık, yüzüstü yatıyordum. Mustafa abi kasıklarımın altına yastık koyup beni domaltmış, arkamda götümü sikiyordu. Bende hal kalmamıştı, o ise sürekli abanıyor, sırtımı ensemi öpüyor, götümü sikmeye devam ediyordu. 15-20 dakikadır sikmesine rağmen boşalmamıştı. Garip tarafı, bu iş bana acının yanında zevk te veriyordu. O zevkle ben de kalçalarımı ona itiyor karşılık veriyordum. Mustafa abi müthiş bir tecrübeyle sikiyordu götümü. O kalın büyük yarağın içimde olduğuna ve götüme nasıl alabildiğime halen inanamıyordum. Her tarafım uyuşmuş ve götümün deliğini hissetmiyordum. Artık bende hal kalmamıştı, “Mustafa abi boşalll!” diye yalvarmaya başladım. İyice hızlanmıştı. Ben zevk ve acıdan yatağı dişliyordum. Sonunda acaip bir hırıltı ile götüme boşaldı…

Yarağını götümden çıkarıp, yarağını çarşafa sildi. Bana iltifatlar ediyor, “Seni çok seviyorum aşkım, karıcığım!” diyor, omuzlarımı, sırtımı, belimi, götümün yanaklarını öpüyordu. Ben halen o acı ve şaşkınlıkla, şok bir halde yatakta yüzüstü yatıyordum, sesim çıkmıyordu. Derken alt kattan sesler duyuldu, kesin Ebru ile Kaan gelmişlerdi. Mustafa abi mayosunu giyip bilgisayarın başına giderken, ben de dölden sırılsıklam olmuş çarşafı alıp banyoya koştum…

Banu..

Aslında oracıkta becerilmek istiyordum fakat!

Anal, Bakire, Bayan, Fantazi, Öğrenci, Swinger 2 Nisan 2015

21 yaşında, beyaz tenli, 1.65 boy, balık etli, çekici, bir kızım. Özel, olarak iri göğüslü, oluşum çok dikkat çeker. Bakire, olmama rağmen, fırsat buldukça sevgilimle çılgınlar gibi anal seks, yapıyoruz. Her zamanki gibi sevgilimle buluştuk. Önce bir kafede oturduk sohbet, ettik. Bir aydır hiç birbirimizi ellememiş, sevişememiş, hatta öpüşememiştik bile. İkimiz de yanıyorduk yani. Ateşli, vücudum alev almış, sürekli beni uyarıyordu.

Oturduğumuz kafeden çıktık arabaya bindik ve bana bir anahtar gösterdi. Merakla anlamaya çalıştım ama gerçekten anlamadım o anahtarın ne olduğunu. Arabaya bindik seni bir yere götürecem dedi. Bir apartmanın önünde durduk. Sevgilim Ankara’da emlak işleriyle uğraşır ve elinde sürekli satılık-kiralık evler olur. Nereye geldiğimizi sordum, anlatacağım gel sen dedi.

Asansörün kapısı kapanmasıyla beni cama yaslayıp dudaklarıma yapışması bir oldu. Asansörde öpüşmeye bayılırdık zaten. Öpüşürken bir yandanda götümü avuçluyordu. Yavaş yavaş ıslanmaya başladım. Aslında oracıkta becerilmek istiyordum fakat, bir gören olur diye cesaret edemiyorduk.

Boş kiralık eve geldik burada istediğimizi yapabiliriz dedi. Bu harikaydı. Sevgilimle boş kiralık eve gizlice girdik. Ev boş olduğu için perdeleri de yoktu. Gidebileceğimiz en iyi yer banyoydu. Çantamı klozetin üstüne koydum ve bu kez ben onun dudaklarına yapıştım. Karanlık banyoda öpüşürken beni kucakladığı an kotumdan aletinin sertliğini hissettim.Tüysüz şeftalim çoktan sulanmıştı zaten.

Elini amcığıma attı ve daireler yapmaya başladı. Klitorisimle onadıkça ben gözlerimi kapatıp ahh’lıyordum. Ama çok da ses çıkaramadım çünkü komşular evin boş olduğunu biliyordu ve boş bir kiralık evde kız inlemesi biraz zor izah edilebilirdi.

95 lik iri memelerimi avuçlarken boynumu yalıyordu ve bu harikaydı. Önünde diz çöktüm ve uzun zamandır ağzıma alamadığım alete oral seks başladım. Ben saksoladıkça o keyiflendi. Ağzımda gidip gelen alet sesi ,şlap,şlap,şlap,mmmmmm.. (Şu an bunu yazarken bile o anı düşününce tekrar saxo çekesim geldi).

Sevgilim dayanamayıp siyah tül sütyenimin içinden göğsümü avuçladı,çıkardı ve emmeye başladı. Göğüs ucum nohut gibi oldu. Göğsümü yaladıkça daha da sulandım ve kotumla önüne domaldım. Çıplak aletiyle kotumun üsütünden götüme vurdurdu. Sanki her an göt deliğime girecekmiş gibi ama zırh gibi kot var. O şekilken beni daha da domaltıp baldırlarımdan tuttu ve siker gibi götüme aletiyle baskılar yapmaya başladı. Önümde diz çöküp amcık kutumu dilemeye başladı. Amımın dudaklarımı yalıyor bir yandan da klitirisimle oynuyor, beni bulutların üzerine çıkarıyordu.

Zevkten uçacaktım. Dayanamayıp ‘aşkım hadi artık götüme gir’ dedim.Önünde kotumu çıkarıp domaldım. Ellerimi klozete koydum azınca kıvama gelen tükürüğümle aletini iyice ıslattım. Amcığımdaki suları göt deliğime sürterek küçük deliğimi sevgilime hazırladım. Kiralık evin banyosunda götten sikilmeye mahkum, ve aynı zamanda da buna can atan bi bakire kız olarak hazırdım.

Aletinin ucunu göt deliğime sürtüyor, hafif hafif ittiriyorken birden başı daracık deliğime girdi. Aşkım yavaşşş diye bir çığlık kaçırdım ağzımdan, ama o an sesim çok çıktı. Çığlığımın duyulmuş olma ihtimalina karşı sevgilim hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Acı zevk birbirine karışmış, sevgilim hadi boşal diye yalvarıyordum.

Sevgilim kalçalarımdan sıkıca kavramış tüm gücüyle kendisine doğru çekiyor, o daracık deliğime köklüyorken daha fazla dayanamamış ve boşalmaya başlamıştı. Yakalanma korkusu benim konsantrasyonumu etkilemiş ve boşalamamıştım.

Dizlerimin bağı çözülmüştü. Hemen toparlandık ve emlak afişini alıp evden çıktık. Bizden sonra o eve gidecek kiracıların banyosunda heyecanlı bir anı bıraktık 🙂 Bir dahaki yazıma kadar sevgilimle tekrar görüşecem ve yarım kalan maceramızı tamamlayacağız..

BUSE..

İçime her ittirdiğinde nefesim kesiliyordu!

Aldatma, Anal, Bayan, Evli, Fantazi, Öğrenci 2 Nisan 2015

Kendi evimde, yaşamaya başladıktn sonra kısa sürede okul telaşına düşmüştüm. İlk birkaç ay, tanıdık çok olsa da üniversite hayatına ve yalnız yaşamaya alışmakla geçmişti. Çevre edinmekte hiçbir zaman sıkıntım olmamıştı ve zaten liseden bir arkadaşım benimle aynı okuldaydı. Kısa sürede samimi olduğumuz 5 kişi daha eklendiğinde grubumuza, aslında daha sonra gelecek zamanlarda neler yaşayabileceğimiz baştan belliydi. Ben zaten zırdelinin tekiydim!

Liseden arkadaşım Aslı da benden pek farklı değildi. Onunla birlikte daha lise zamanlarımızda yaptıklarımız sayesinde, yaşıtlarımız arasında pekte iyi olmayan kendimizce bir ün edinmiştik bütün Ankara’da. Ama diğerlerinin de eklenmesiyle zıvanadan çıkacağımız günler başlamıştı. Benim ve Aslı’nın üstüne; Fatoş, Pelin, Funda, Burçin ve Ebru da eklenmişti. Her biri birbirinden deli, hatta bir araya geldiğinde birbirini daha beter yoldan çıkaran 7 kız! Ve o dönem tam Club zamanlarıydı. Kısacık, hatta kalça hizasında giyilen etekler, transparan elbiseler, uçuk makyajlar, saçma sapan tavırlar zamanı…

Kısa sürede lisede edindiğimiz ünün üstüne, yeni eklenenler ile birlikte daha da beter bir ün edinmiştik. Fakat yaşadığım ilk saçmalık onlardan bağımsız, hatta okulla bile alakası olmayan, evimde yaşadığım bir olaydı. Geçen birkaç ay sonunda, evime gelip ortalığı toparlamaktan sıkılan annem; apartman görevlisin eşinin evlere temizliğe gittiğini öğrenmişti. Evim, genelde bütün toplanmaların ve partilerin merkezi olduğundan, ortalık inanılmaz derecede dağılıyordu ve annemin geldiği günler onun hoşuna gitmeyecek şeyleri baştan biraz toparlasam bile, genelde annemin, (Kızım bu ne hal!) tarzında kınayan bakışlarıyla karşılaşıyordum. Böylece kadının, haftanın 2 hatta bazı zamanlar 3 günü evime temizliğe gelmesine karar verdi annem. Ve kısa sürede, benim sorumsuzluklarımdan dolayı kadına evin bir anahtarının verilmesi kararlaştırıldı!

Bu kararın üstünden çok uzun bir süre geçmeden saçmalıklar başladı zaten. İlginç ve anlam veremediğim bir durumu fark etmem çok zaman almadı; hem temiz hem kirli iç çamaşırlarımda zaman zaman bir nem veya kaskatı kesilmiş bazı kısımlar oluyordu, çoğunlukla da tam vajinamın denk geldiği bölgede. İlk zamanlar pek umursamadım. Nemin; kirlidekilerdeki külotlarımda benden kalan, temizler içinde de yıkamadan kalan bir şey olduğunu düşündüm safça. Külotlarımdaki katılığı ise; kirlilerde yine kendi akıntılarımdan kaynaklanan bir şey diye açıklasam da, temizlerde ne olabileceğini tahmin edemiyordum hiç bir şekilde. Hemen hemen bütün iç çamaşırlarım bu halde olduğundan, kendimce yaptığım bu saf açıklamaları gerçek varsayarak kullanıyordum yinede.

Fakat bu durum neredeyse 1 ay kadar devam edince ciddi anlamda meraklanmaya başladım ve aklımdan bir sürü olmadık senaryo geçmeye başladı. Aklımdan geçen bir senaryonun, o anda olasılığı en düşük olduğunu düşünsem de, aslında doğru olduğunu uzun ve zahmetli bir yoldan öğrendim. Mesele basitti aslında; birinin iç çamaşırlarımla haşır neşir olduğu hemen hemen şüphe götürmeyecek bir gerçekti ve külotlarımdaki nemin ve katılığın, aslında ‘Sperm!’ olduğu konusunda neredeyse emindim. Fakat ilk zamanlarda şüphelendiğim isimler; evime gelen arkadaşlarımdı. Durumun aslında ne kadar farklı olduğunu, kurduğum bir sistem sayesinde anladım…

O zamanlar, şimdiki gibi Hardiskli kameralar yoktu ve küçük kasetlere çekim yapılıyordu. Bende de bu basit kameralardan birisi vardı ve bunu, evde verdiğim birkaç parti sırasında odama kurmuştum. Fakat kasetli sistem olduğundan en fazla 2 saatlik çekim yapabiliyordu bu kameralar. Yinede, bu partiler sırasında kimseyi yakalayamamıştım. Fikrimi değiştirip; kamerayı, okula gitmeden önce kurmaya başladım bende. Yinede bu şekilde bile, aslında gerçekten ne olduğunu görmem yaklaşık 2 hafta almıştı kameranın yetersiz çekim süresi yüzünden.

Okuldan eve döndüğüm bir gün, o sıralar rutin olarak yaptığım şekilde; kırmızı şarabımı açıp, başka hiç bir şeyle ilgilenmeden kasedi başa sarıp izlemeye başladım. Boş odamı izlemeye alıştığımdan hızlı bir şekilde ileri sararak seyrediyordum. Kameranın zamanı, hemen hemen bir saati gösterdiği sırada hızlı sarmada gördüğüm şey, yudumladığım şarabı, eve taşınırken aldığım koko halıma saçmama neden oldu neredeyse. Eve temizliğe gelen kadının kocası, yani apartman görevlisi, yani daha da kaba bir tabirle kapıcı, odama girmişti! Kamera ekranından seyrettiğim siyah beyaz görüntülerde adam odama girdikten sonra gayet rahat hareketlerle dolabımı açıyor, sonrasında yurtdışından özenerek aldığım bazı özel iç çamaşırlarımla birlikte yatağıma geçip pantolonunu ve külotunu çıkarıyor, sonrasında iç çamaşırlarımı değiştirerek; birini koklarken, diğerini eliyle penisine sürterek mastürbasyon yapıyordu!

Şok olmuş durumdaydım. Gördüklerime kesinlikle inanamıyordum. Fakat içimdeki o Nemfoman anında tepki vermişti. Kameradaki görüntüler daha sona gelmeden durdurdum ve adamın elinde tanıdığım, Paris’ten aldığım; kenarları beyaz dantelli, tamamı tül transparan olan siyah tangamı bulmak için odama gittim. Çekmeceleri biraz karıştırdığımda külotumu, arkalara tıkıştırılmış halde buldum. Ve tam olması gereken yerde, yani vajinamın denk geldiği yerde, nemden biraz daha fazlası vardı. Saydam bir şekilde adamın spermlerini görebiliyordum. Sanırım artık ne olduklarını, şüphem kalmadığı için daha rahat tanıyordum. Önce yavaşça parmağımla dokusunu hissettikten sonra yaklaşarak keskin kokusunu içime çektim. İtiraf etmeliyim ki baştan çıkarıcıydı. Daha fazlası için cesaret ederek dilimin ucuyla tadına baktım. İlk algıladığım; tuzlu ve ekşi tadıydı. Bu, anında bacak aramın karıncalanmasına neden oldu. Neredeyse günlük ped kullanmamı gerektirecek kadar ıslandığım sırada, hızlı bir kararla altımdaki külotumu çıkarıp elimdekini geçirdim altıma ve iyice vajina dudaklarımın arasına çektim. Zevkten neredeyse başım dönerken içeri geçerek, şarabımı bir dikişte bitirdim ve kadehimi neredeyse görgüsüzlük sayılabilecek kadar tekrar doldururken kameradaki donmuş görüntüyü tekrar başlattım…

Tahmin ettiğim gibi kapıcı şu anda altımda olan külotuma titreyerek boşalıyordu. Adam boşalırken, ben de elimi bacak arama götürerek külotumdaki ıslaklığı iyice içime bastırdım ve aldığım zevk gözlerimi kapatmama neden oldu. Bu iğrenç adam külotlarımı kullanarak bana sahip oluyordu aslında! Benim bilgim ve isteğim dışımda dolaylı yolla olsa da benimle birlikte oluyor, aslında bir nevi tecavüz ediyordu bana haftalardır. Bunun düşüncesi daha da ıslanmama neden oldu ve daha sert bir içkiye ihtiyacım olduğuna karar verdim. Bir elim hala külotumdaki ıslaklığı içime doğru bastırırken kamerayı yine durdurdum ve açık mutfağın, solana bakan tarafındaki tezgahın üzerinde dizilmiş olan içki şişeleri içinden Tekila’yı bulup çıkardım. Yanında küçük bir shot bardağı da alıp hemen kameranın karşısına geçtim yine…

Ama yeterli değildi. Olanları daha büyük görmek istiyordum ve hiç üşenmeden tekrar yerimden kalkarak, uzun zamandan beri arayıpta bulamadığım kameranın TV ara kablosunu aramaya başladım. Şanslı bir şekilde daha önce hiç bakmadığım bir yere bakarak, çalışma odasında, büyük ayakkabı koleksiyonuma ayırdığım açık dolabın en alt rafında buldum kabloyu ve hızlıca kamerayı TV’ye bağladım. Olayların başladığı yere kadar geri sarıp tekrar izlemeye başladım olan biteni. Kapıcının odama girmesinden, dolabımı karıştırmasına kadar bütün detayları izledim ve adam yatağıma oturup, altımdaki külotu penisine sarmasıyla aldığım zevk daha da arttı. Kapıcı, penisini külotuma her sürttüğünde bende aynı şekilde altımdaki aynı külotu dudaklarımın arasına sürtüyordum. Adamın yaptıklarını seyrederken bir yandan da adamın külotumdaki yarı kurumuş haldeki spermleri ile mastürbasyon yapıyordum resmen ve aldığım zevk anlatılamaz derecedeydi. Ve ilginç bir şekilde neredeyse TV’deki kapıcıyla aynı anda boşaldım. Kendimi hiç kısıtlamadan yüksek sesle inleyerek boşalmıştım ve inanılmaz zevk almıştım…

Boşalırken kapattığım gözlerimi açarken, kameranın çektiklerinin de bittiğini ve kapıcının TV karesinden çıktığını düşünmüştüm, ama gördüklerim düşündüğüm gibi değildi. Kapıcı başka bir külotumu eline almış ve dizlerini kırmış bir şekilde yatağıma oturmuştu. Tekrar ereksiyon olması için fazla zaman gerekmemişti. Bu sefere elindeki külotumu koklarken, yorganın altından çıkardığı yastığıma doğru mastürbasyon yapıyordu. Benimde elimin bacak arama gitmesi için fazla zaman gerekmemişti. Elim tekrar bacak arama giderken düşündüğüm şeyi yapmasını istiyordum içten içe. Ve düşündüğüm şeyi kısa süre içinde yapmıştı. Neredeyse aynı derecede yastığımın üstüne boşaldı. Sonrasında aceleyle elindeki külotumla yastığımın üstündekileri sildikten sonra hızlıca giyindi ve ortalığa saçtığı iç çamaşırları dolabıma tıkıştırarak kameranın görüş alanından çıktı…

Kapıcı görüntüden kaybolduğu anda kamerayı durdurdum ve hemen yatak odama gittim. Ve o anda sabah aslında yatağımı yaptığımı hatırladım. Oysa yastığım yorganın üstündeydi. Yastığı elime alarak yüzüme yaklaştırdım. Külotumdan aldığım kokuyu tekrar almam çok kolay olmuştu. Yastığı tekrar yatağıma koydum ve uzandım. Yüzümü iyice yastığımda o kokuyu aldığım kısımlara gömerken bir yandan altımdaki külotun üstünden kendimi okşuyor, bir yandan yastıktaki o katı kısımları yalıyordum. Saat kaça kadar buna devam ettiğimi hatırlamıyorum, ama o gece 4 kez daha kendimi tatmin etmiştim.

Ertesi gün karmakarışık bir kafayla uyandım. Aklımdan bir sürü şey geçiyordu. Bir ara kilitleri değiştirip, yeni anahtarı kapıcının eşine vermemeyi bile düşündüm, ama bu çok çabuk gelip giden bir düşünce olmuştu. Ve sonunda devam etmeye karar verdim. Bu durum üç hafta daha aynı şekilde devam etti. Her akşam büyük bir heyecanla eve geliyor ve kapıcının boşaldığı külotlarımı bulup giyerek mastürbasyon yapıyordum. Ve artık adamı arzuluyordum resmen. Yaptığım mastürbasyonlar sırasında kapıcının beni becerdiğini hayal ediyordum ve aldığım zevk inanılmaz derecedeydi. Fakat bu kadarı elbette benim gibi bir Nemfoman için yeterli değildi…

Oynadığım oyunlar çok basit bir şekilde başladı; akşamları kapıcının boşaldığı külotları altıma giyip, üstüme kısa bir tişört veya askılı giyerek, altımda sadece o malum külotla kapıcının çöpü almak için gelmesini bekliyordum. Ve adama o halde kapıyı açıyordum. Bunu ilk yaptığım gün adam öyle bir renk değiştirmişti ki, kalp krizi geçirecek sanmıştım. Ne de olsa; hangisine yakın olduğunu söylemek güç olsa da, 40’la 50 yaş arası, hafif göbekli, bıyıklı ve pis sakallı, biraz kelleşmiş, çok klişe bir kapıcıydı. Kapıya geldiği zamanlarda gittikçe daha cüretkâr ve kışkırtıcı açmaya başlamıştım kapıyı. Ve açık seçik o gün içine boşaldığı külotu giydiğimi gösteriyordum adama. Apartmandan çıkarken de merdivenlerin altında eteğimi uygun bir açıdan görmek için hazır oluyordu. Ben de ona daha fazlasını göstermek için bacaklarımı iyice açarak iniyordum. Hatta son zamanlara doğru altıma iç çamaşırı giymeden ultra mini eteklerle şov yapmaya başlamıştım adama. Kapalı garaja girdiğimde de fırsatı kaçırmamaya çalışıyordu. Bazen elim kolum dolu geldiğimde, yardım etme yalanı altında vücuduma dokunuyor, hatta bazen elimdekilerin düşmesini sanki engellemeye çalışıyormuş gibi arkamdan kalçalarıma yaslanıyordu.

Bu şekilde bir sene geçtikten sonra bir gün, yöneticiden apartman görevlisinin bir hafta içerisinde işten ayrılacağını ve köyüne döneceğini öğrendim. Beni gün içinde heyecanlandıran oyunlarımı kaybedecektim ve buna üzülmüştüm gerçekten. Oyuncağı elinden alınan çocuk gibi hissediyordum kendimi. Ve o anda; kapıcı gitmeden kendimi ona becertmek istediğime karar verdim. Nasıl olsa köyüne dönüyordu artık ve sonrasında istese de rahatsız edemezdi beni. Ben de, bir sene boyunca dolaylı yoldan da olsa beni inanılmaz tatmin eden bu adamı gerçekten içimde hissedecektim. Yalnız bir sorun vardı; kapıcı, kendi konumu nedeniyle adım atamazdı bunun için. Adımı benim atmam lazımdı ve basit ama etkili bir senaryo hazırladım. Eve yardım etmesi için çağıracaktım. Bazı lambaları değiştirmeme yardım etmesi için.

Cumartesi günü, kapıcıyı çağırmadan önce duş yapıp en çekici kokuları olan vücut losyonlarımı sürdüm. Üstüme, göbeğimin baya üstünde biten bol bir askılı giydikten sonra altıma ultra mini pileli eteklerimden birini giydim. Külot giymemiştim, adamın açık mesajı anlamaması riskini almak istemiyordum. O zaman kullandığım en seksi kokuyu da sürdükten sonra diafona basarak kapıcıyı çağırdım. Gelmesi sadece 5 dakika sürmüştü. Kapıyı açtığımda soluk soluğaydı. İçeri çağırıp bazı ampülleri değiştirirken yardım etmesini istediğimi söyledim. Tasarladığım senaryo basitti. Ben sandalyenin üstüne çıkıp, sözde ampulü sökerken, o alttan her şeyi zaten görecekti ve gerisi çok kolay bir şekilde gelecekti.

Ve tasarladığım şekilde de oldu. Daha ilk ampul değiştirme sırasında eteğimin altından bütün bacak aramı gören kapıcı, beni tutma bahanesiyle ellerini dizlerimin üstüne koydu. Benden ses gelmediğini görünce de kısa sürede elleri yukarı çıkmaya başladı. Ben daha ampulü söktüğüm sırada elleri zaten neredeyse dış dudaklarımın kenarındaydı. Gözlerimi indirip onun bakışlarını yakaladığımda daha da ileri giderek bir parmağı ile dudaklarımın arasına girdi. Benden gelen zevk inlemesini duyduğunda artık hiçbir çekincesi kalmamıştı. Beni oradan kucağına alıp yatak odama götürdü ve başka hiçbir şey yapmaya gerek duymadan pantolonunu indirdi ve çoktan kabarmış olan erkekliğini içime soktu. Bacaklarımı beline dolayarak iyice kasıklarıma bastırdım adamı ve çok kısa bir sürede bütün spermlerini içime boşalttı. Orgazm’a bir adım bile yaklaşamamıştım, ama aldığım zevk inanılmaz boyutlardaydı. Bu alt sınıf adamın altında inlemek başka türlü bir tatmindi benim için. Sadece bedenimi değil, bütün benliğimi beceriyordu kapıcı. Sınıf ve kültür farkımızı, beni becererek ortadan kaldırıyordu sanki…

Bir süre içimde kalarak soluk soluğa üstüme yığıldı. Ben de bir yandan, altında kalçalarımı oynatarak içimdeki penisten zevk almaya çalışıyordum. Nefesini bir düzene soktuğunda, içimden çıkarak uzandı ve beni saçlarımdan çekerek dudaklarımı penisine bastırdı. Hareketleri çok sertti ve ara sıra hakaret ediyordu ve bu beni feci şekilde tahrik ediyordu. Kısa bir oral seks sonrası erkekliği tekrar kabardığında, beni yüz üstü çevirerek bu sefer arkamdan zorlamaya başladı beni. Arkamdan becerilmeye pek alışık değildim, özellikle böylesine kalın bir penis tarafından. Ne kadar zorlasa da ancak başı biraz içime giriyordu ve ben de çığlık atmamak için yastığa yüzümü gömmüş haldeydim. Bir ara geri çekildiğinde, nefes nefese, “Çekmecede krem var!” diyebildim, yatağın yanındaki komidini işaret ederek. Normal şartlarda bu kadar kalın bir penisle anal seksi düşünmezdim bile, ama bu adamın beni olabilecek her şekilde becermesini, bana sahip olmasını istiyordum.

Uzanarak kremi aldı ve hızlıca açarak, kaba hareketlerle arka deliğime sürmeye başladı. Yeteri kadar krem sürdüğünü düşündüğünde penisini arka deliğime dayayarak tekrar yüklenmeye başladı. Bu şekilde bile içime girmesi zor oldu. Milim milim içime doğru ilerlerken canım inanılmaz bir şekilde acıyordu ve avaz avaz bağırmamak için dudağımı ısırıyordum. Tamamı içime girdiğinde bir süre o halde durdu ve bu durumda bile zar zor nefes alıyordum. Yavaşça hareket etmeye başladığında, içime doğru ittiğinde nefesim kesiliyor, gözlerim kararıyordu. Alışmam uzun süre aldı, fakat alışmam kapıcının umurunda değildi zaten. Kısa sürede temposunu arttırarak daha da hızlandı. Her yüklenişinde gözlerimde şimşekler çakıyordu sanki. Bir kez boşaldığından bu sefer uzun sürmüştü. Sonunda boşaldığında arkamdaki acı inanılmazdı. Kapıcı, ter içinde yatağıma sırt üstü devrildiğinde, ben bir süre aynı pozisyonda kaldım. Gözlerimden yaşlar geliyordu.

Kendimi zorlayarak kalktım ve bacaklarımın titremesine hâkim olmaya çalışarak güçlükle banyoya gittim. Kendimi sıcak suyun altına atarak bir süre hareketsiz kaldım. Bir süre sonra suyu soğuğa çevirerek, buz gibi suyun beni canlandırmasını bekledim. Kendime biraz geldiğimde hızlıca temizlendim ve duştan çıkarak kurulandım. Yatak odama geri döndüğümde kapıcı halen oradaydı. Çoktan gitmiş olduğunu düşünüyordum, ama benimle işinin daha yeni başladığı ortadaydı. Kabaca, “Nerede kaldın orospu?” diyerek karşılamıştı beni. Bu tavrı; içimdeki Nemfomanın uyanarak, olabilecek en istekli şekilde cevap vermesi için yeterli oldu. Üstümdeki bornozu bir kenara atarak, yatağa, yanına gittim. Bütün geceyi birlikte geçirdik. Sabaha kadar içimden çıkmamıştı. Buna sevişmek denemezdi. Yaptığımız düz bir seksti ve olabildiğince sertti. Kapıcı sabah giderken her yerim mosmor olmuştu ve iki deliğimde biriken spermler artık çarşafıma sızıyordu. Kendime gelebilmek için ertesi güne kadar uyumam gerekti. Kapıcının vücudumda bıraktığı morlukların ve bacak aramdaki zedelenmenin iyileşmesi için çok daha fazla zaman gerekmişti.

İki gün sonra; okuldan eve geldiğimde, binanın girişinde yığılı eşyalar gördüm. Kapıcı, eşi ve çocukları; tahminimce gelecek olan kamyonu bekliyorlardı. Yanlarından geçip, apartmana girerken göz göze gelmemeye çalışsam da; kapıcının yüzündeki alaylı gülümsemeyi ve eşinin gözlerindeki nefreti gayet rahat hissetmiştim.

AYŞE.

Giderek daha derinime sokup çıkarmaya başladı!

Anal, Bakire, Bayan, Fantazi, Öğrenci, Tecavüz 2 Nisan 2015

Mecidiyeköy, durağından bindiğim otobüs pek dolu değildi. Birinin arkamdan sürtündüğünü fark ettim. Kalçalarımın arasında bişeyler oluyordu, daha önce hiç yaşamadığım türden. Çokta hoşuma gitmişti ama karsılık vermedim. İyice yasladığı an dönüp baktım sadece, gözgöze gelince paniğe kapıldım ve otobüsten indim. Arkamdan oda indi ve ayaküstü tanışma teklifine, şaşırmış halde, olur deyiverdim. Kendimi kontrol edemiyordum, birşeyler beni sürüklüyordu.

Evine gittik hemen dudaklarımı öpmeye başladı. Beni yatağına sürüklüyordu ! Üstümüzü nasıl çıkarttık hatırlamıyorum.

İlk defa bir erkekle birlikte olacaktım ve bu kadar hızlı gelişmesi biraz endişelendirdi. Bakire olduğumu ve korktuğumu söyledim. Meraklanma bebeğim dedi ve yüzüstü yatırıp üstüme çıktı ..

Arkadan, bastırmaya başladı, ama bi türlü alamıyordum. Canım çok yanmıştı, çığlığı bastım, fakat müthiş bir zevk dalgasıda beraberinde gelmişti.

Yavaş yavaş ritmi yakaladık ve içimde gidip gelmeye başladı. Kenardanda eliyle okşuyor, hafif hafif parmaklıyordu.

Dikkat et! dedim. Merak etme bebeğim herşey kontrolüm altında deyince rahatladım ve anı yaşamaya başladım.

Taş gibi olmuş, giderek daha derinlerime sokup çıkarmaya ve hızlanmaya başladı. Daracık deliğim rahatlamış ve inanılmaz bir zevk dalgasının içine düşmüştüm. İçimde iyice sertleşmişti, hissederek boşalmaya başladım. sıcak sıcak attırmaya başladı, hissediyorum, müthişti !

Beni durağa geçirirken, numarasını verdi ama arama cesareti bulamadım henüz.

Tadı damağımda kaldı… 🙁

SELİN..

Zaman durmuş ve düşünemez haldeydik!

Bakire, Bayan, Fantazi, Kızlık bozma, Öğrenci 2 Nisan 2015

Taksim, kafe ortamında tanıştık, kendisiyle barışık olması ilgimi çekti. Birbirimize telefon, numaralarımızı verdik. Gecelik, mesajlaşıp konuşmaya başladık. Biyerlerde oturup konuşmamızı önerdi. Arkadaşlığımızın hatrına kabul ettim ve görüşmeye gittim. Güzel, bir mekanda oturup konuştuk, anlaşıp sevgili kıvamında beraberlik, sürdürmeye karar verdik. 1 hafta içinde bana olan ilgisi ona beni aşık etti. Senelerdir beraber gibiydik.

Ev arkadaşımın olmadığı zaman eve davet ettim. Oturduk film izledik, yemek yiyip kahve yudumladık.

Birden yanaştı ve dudaklarıma yumuldu, bende çığrımdan çıkıp onu üstüme doğru çektim !

Beni soymaya ve kendide soyunmaya başladı  ve birden ateşli bir sevişmenin ortasında bulduk kendimizi ! Zaman durmuş ve hiçbirşeyi düşünemez haldeydik!

Birden kendini çekmek istedi ve o anda içime sıcak bir akıntı geldi.

Kendinden emin olmadığını ve sanki içime boşaldığını söyledi. Bende çok korktum ve ne yapacağımı bilmeden oturup ağladım.

Bana sakin olmamı ve bu sorunun altından kalkabileceğimizi söyledi. Şimdi ben adet olamıyorum, adetimin üzerinden 1 hafta geçti.

Acaba hamile kalmış olabilir miyim?

Yoksa psikolojik çöküntüyemi girdim?

NURCAN..

Sponsor Bağlantılar

  • The New Fuss About Dissertation Example

    Tarafından de 5 Şubat 2018 - 0 Yorumlar

    The New Fuss About Dissertation Example The Dissertation Example Cover Up In case it involves such a tough and major endeavor as the Ph.D. undertaking, you’ve must devote many your energy in the specific exercise. You will find polished illustrations published by a number of those leading experts and experts in the area. what is […]

  • The Insider Secret on Good Essays Revealed

    Tarafından de 5 Şubat 2018 - 0 Yorumlar

    The Insider Secret on Good Essays Revealed If You Read Nothing Else Today, Read This Report on Good Essays When you would like to demonstrate a place is crucial, you can find a number of means of highlighting it as such. It ought to be more accurate, comprise most the advice you will require, and […]

  • How to Choose Best College Application Essays

    Tarafından de 5 Şubat 2018 - 0 Yorumlar

    How to Choose Best College Application Essays The Most Popular Best College Application Essays Only have a handful minutes and see whether you can understand what I am suggesting around the ideal way to compose college papers that are great. After you locate a topic you’d like, sit down and create for one hour or […]

  • Who is Worried About College Essays Writing and Why You Should Care

    Tarafından de 5 Şubat 2018 - 0 Yorumlar

    Who is Worried About College Essays Writing and Why You Should Care New Step by Step Roadmap for College Essays Writing Essay arrangement is critical. Scholarship Essay Cases are all supplied for insight about the perfect way to compose a scholarship article writing. Each customized informative article is actually a distinctive thing of job that’s […]

  • The Benefits of WriteMyCollegeTermPaper

    Tarafından de 30 Ocak 2018 - 0 Yorumlar

    The Benefits of WriteMyCollegeTermPaper School Writers is here as a way to supply you with an helping hand in a challenging method of website samedayessay.com. Students often involve direction in re searching. Each and every student needs to choose one reading that we’ve performed so much or will read later on, and also no more […]